Cinler, UFO'larla Uğraşıyor mu?
UFO, kimliği bilinemeyen uçan cisimlere verilen genel isimdir. Peki UFO olarak görülen bu şeylerin aslı nedir? Bu olayların bir çoğu, gökyüzünde ışık saçan cisimlerin ya da Güneş ışını gibi herhangi bir sebeple parlayan değişik cisimlerin UFO zannedilmesinden ortaya çıkar. Gezegen, deneme uçakları (örn. Virol'ler), havâî fişekler, elipsoid bulutlar, ateştop biçimi yıldırımlar, kuyruklu yıldız, türlü manyetik türbülanslar, uydu, uçak ve benzeri insan yapısı taşıtlar, bu tür vizyonlar olarak sık sık karşımıza çıkar. Bu görüntülerin bir kısmını ise, insanın hayâlinden türeme illüzyon, halisünasyon ve toplu kitle hipnozu ile görülenler teşkîl eder. Cinler ve UFO'lar UFO görüntülerinin enteresan bir kısmı ise, cinlerin meydana getirdikleridir.
Genellikle geceleri ortaya çıkan konuşan oğlak, merkep, yarasa, köpek, kurt adam, hortlak, cadı, karabasan, al karısı, peri gibi vizyonları çok duymuşuzdur. Bunların tamamının cinler tarafından planlandığı, şahsın rûhî yapısına ve hassasiyetine bağlı olarak ortaya çıktığı bilinmektedir. Çünkü cinler, yapılarında çok değişik görüntü oluşturma, istediği şekle ve biçime girme kâbiliyetinde yaratılmışlardır. Enerji, bir hamur gibidir. Her şekle girer. Enerjiye kıl-şuur-zihin boyutu hâkimdir. Buna 5. boyut da deniyor. Bunu kendi bedenimizden de anladığımız gibi, maddeye enerjinin, enerjiye de mücerret (soyut) maddenin hâkim olup yönlendirdiğini fizik de bildirmektedir. Cinlerin [bir kısmının] akıllı, hatta kurnaz olmaları, bu hüneri sergiliyor. Cinlerin bu tip kafa karıştırıcılıklarına kapılanlar, "spiritüalizm" adı altında şeytansı mezheplere rağbet etmektedirler. (Bknz. "Bilgi Kitabı" gibi. Bilgi Kitabı da kendilerini UFO ya da UZAYLI olarak tanıtan cinlerin, VESVESE kanalıyla yazdırılmış ÇELİŞKİLERLE dolu saçmalıklardan ibarettir.
Cinlerin en bâriz özelliklerinden biri de mantıkî doğal olarak ya da bilinçli olarak saçmalamalarıdır. Bu gibi uydurma (UFO) tarikatleri, sadece İslam'ı bilmeyen insanlar için bir aldatmacadır. Daha doğrusu günümüz modernitesinin getirdiği materyalizmin kucağına itilen ve inançları, birtakım kasıtlı medya tarafından "zihin yıkama" ve "toplumsal propaganda" araçları kullanarak insanları fıtratlarında yaratılmış üzere oldukları din ve Allah'ı arama arayışlarından uzaklaştırma tuzaklarıdır. Günümüzün postmodern MANKURT'u olarak (11 ay Materyalizm'e tercüman, Ramazan'da Müslüman olan) bu kasıtlı medya'nın bu yoğun beyin yıkama faaliyetleri sonucunda hâlâ fıtratlarında yaşamın anlamını ve amacını, Yaratıcı'nın fıtratlarına koymuş olduğu Allah'ı ve Gerçek'i arama dürtüsüyle bu gerçeği "Deniz'e düşen, yılana sarılır." misâli, dün Haçlı seferlerinde ve engizisyon mahkemelerinde DİN ADINA işledikleri onca katliamdan sonra bugün ortaya SEVGİ DİNİ diye lanse edilen, önceleri semâvî bir din ve öğretiyken sonradan insan eliyle tahrif edilen İNSANİ FELSEFELERE; Satanizm gibi toplumu yıkıcı sapkın öğretilere sarılmışlardır.
Özellikle cinlerin (Müslüman olmayan) bozuk kısmı -ki bunları Şeytânîler olarak nitelendirebiliriz- aldatmaya meyillidir. İnsanları yanlış fikirlere düşürmek için her metodu kullanır, onları aldatmak için zamana ve şartlara uygun olarak usuller seçerler. Bakarsınız karşımıza atalarımızın / dedelerimizin rûhu olarak çıkar ve rûh çağırma seansları ile bizimle dalga geçerler. (Müslümanlar için kullandıkları yöntemlerse kendilerini çoğunlukla evliyâ, Hz. Hızır ya da bir peygamber olarak tanıtmalarıdır. Zaten "Hz.Hızır'ı Çağırma Duası" ya da perileri, koruyucu meleklerimizi çağırma duası adı altında internetteki BİLGİSİZ kimi web sitelerinde CİN ÇAĞIRMA FORMÜLLERİ verilmesinin nedeni de budur. gizliilimler.tr.gg Admin notu) [Bu süflî / şeytânî cinler], yalan yanlış şeyler söyleyerek dinleyenlerin kafasını karıştırır, inançlarını sarsacak ve zayıflatacak şeyler telkine derler. Buna kapılanlar da bu işi ilâhî bir vecd içinde yaparlar (Yukarıdaki evliyâların kılığına girmeleri örneğindeki gibi). Bu moda geçince, "Uzaylı ve UFO" olurlar. Teknolojik görüntülere bürünerek ilgi ve merakı daha da kendilerine çekerler. Böylece "uçan daire ve uzaylılar" modası yaygınlaşır. Artık onlar, disk şeklindeki ışıklı bir yapı içinde seyahat eden acaib kılıklı, kısa boylu, çekik gözlü, tuhaf biçimli, yeşil renkli uzaylılardır. İnsanların başka gezegenlere olan merakını çok iyi bildiklerinden, kendilerine başka gezegenlerden gelme süsü verirler. Hatta bazen insanlarla temasta bulunur ve güyâ kendi gezegenlerindeki şartlardan bahis açarlar. Böylece insanların merakı, hak dinden ve onun mesajlarından başka konulara, hatta başka tanrı ve inanç sistemlerine çevrilir. Şeytan'ın istediği de budur. Medeniyet, teknoloji bakımından daha gelişmiş, zekâ seviyesi daha yüksek uzaylılar gündeme getirerek; insanları oyalayacak, merak ve ilgiyi materyalist meselelere kanalize edecek yeni bir afyon daha bulmuştur.Spiritüalistler de artık bu modanın misyonerleridir. Uzaylılar sahtekârlığının bizzat cinler tarafından tezgâhlandığı, yapılan pozitif deneylerle ortaya konmuştur. Bu uzaylılardan alınan polaroid filmlerin hem kızılötesi ışık (IR) altında, hem de normal ışık altında spektral analizleri yapılmıştır. Neticede spiritüalistlerin masasına gelen sözde rûhlar ile bu sözde uzaylıların aynı ışın yapılarına sahip olduğu ve birbirine tıpatıp uyduğu görülmüştür. Çünkü enerjikuant, spektroskopik cihâzlarla varlığını ve cinsini kolayca belirleyebileceğimiz yapılardır. Böylece uzaylı sahtekârlığını tezgâhlayanların akıllı enerjiler olması vesilesiyle, her şekle bürünebilen ve ışıklı görüntüler oluşturabilen cinler olduğu ortaya çıkmıştır. Cinler, "madde dışı" varlıklar oldukları için, madde boyutu kavramında değildirler. Bu sebeple de bizim zaman boyutumuzun dışında kalırlar ve geçmişi bilebilirler. Cinlerin taşıdıkları perispiri yapısı, henüz bilinmeyen bir ışındır. Bazı yüce ruhlu insanlarda da mevcut olan bu hususiyet, onların istedikleri anda dünyanın herhangi bir yerinde bulunabilme kâbiliyetine ve hızına sahip olmalarını sağlar.
Kurân, madde gözüyle görülmeyen enerji âlemin varlıklarına cin adına vermektedir. Cinlerin özel kâbiliyetleri, onlara madde âleminde de görüntü ve tesir sağlamaktadır. Kurân'da [dumansız] ateşten yaratıldığı bildirilen ve enerji-kuant-ışık-elektromanyetik dalga yapısında olan cinler, insanlar gibi şuurlu ve idrâk sahibi varlıklar olup, onlar da imtihana tâbi tutulmaktadır. Kuant yapısında olduklarından ışık hızına yakın süratte bulunurlar. Aynen ışınlar gibi akıcı ve hareketli yapıları ile istenilen şekle bürünebilirler. perispiri adı verilen mahiyetleri, onlara maddeye benzer bir görüntü verir. Spiritüalistlerin rûh diye çağırdıkları ya da "bedensiz varlık" diye adlandırdıkları yaratığının gerçek adı cindir.
Cinler de aynen insanlar gibi varlığının kaynağını ve gücünü rûh'tan alırlar. Alemde, teşekkül ve mükemmellik yönünden insandan sonra gelirler. Cinlerin Doğum ve Ölümleri Cinlerin doğumları, perisperiye bürünmek şeklinde olur. Ölümleri de ölüm zamanları geldiğinde perisperilerinin yok olmasıyla olur. Cinler, kendilerinden birinin ölümünü, onun aralarında görülmemesiyle anlarlar. Ömürleri, bizim ölçülerimize göre [600 - ]1000 yılı bulur. Onların zaman birimine göre bu süre, 60-70 yıldır. Çünkü ışık hızının yaklaşık yüzde 99'u kadar bir sürate sahip olunduğu takdirde zaman, 14 defa yavaşlamaktadır ki, bu da 70 yılın 900 sene olan cinlerin ömrüne tekâbül etmesidir. Cinlerin geçmişi çok iyi bilmeleri, onların [bu] uzun ömürlü olmaları ile açıklanabilir. Cinlerin ömrü ve yapıları, insana göre çok farklıdır. Ama şuur seviyeleri, insanınkinden düşüktür. Aralarında normal bir insandan daha üst şuurlular bulunabilir. Ama üstün bir insanla mukâyese edilirse, onların en üstünleri bile geride kalır. Karakter yapıları, zayıftır. Bu sebeple [de] olumsuz, düşük ve seviyesiz davranışlarda bulunurlar. Ama içlerinde gelişmiş ve fâziletli [Müslüman] olanları da vardır.
Umumiyetle en büyük özellikleri ve eğlenceleri, insanların zayıf taraflarından faydalanarak yanıltmaktır. insanları kendilerine tâbi kılmak, istediklerini yaptırmak ve kendilerine taptırmaktan büyük zevk duyarlar. Halbuki insan, cinlerin oyuncağı olmak için eğil; Allah'a kul olmak için yaratılmıştır.
https://gizliilimler.tr.gg Alıntıdır
Cinlerin Algı ve Vizyon Oyunları
Kenan Keskin
Cinlerin, uzaydan geldikleri, insanlarla ilgilendikleri yalanını yutturma yöntemlerinden biri de, deprem, yanardağ patlamaları...v.b. Afetler öncesinde, deprem fayları, ley hatları, yer altı maden yataklarının olduğu bölgeler, uzay ve diğer teknolojik lab. Ve üsler, nükleer ve askeri tesislerin bulunduğu yerler, eski çağlarda kutsal olarak kabul edilen (ki bunlardan bir kısmı su anda deniz altındadır) yüksek enerji merkezleri (odakları), tesisleri üzerlerinde daha sık görüntü vermeleridir. Bununla birlikte, bunlardan bir kısmının doğal etkenler olduğunu daha önceden belirtmiştik. Uzaylı varlıkların, uzaydan geldikleri yolundaki görüşe hiç uymayacak türden ilginçliklerinden, çelişkilerinden biri de, bunlar bir taraftan güya, farklı yıldız sistemleri, galaksiler... v.b. Evrenin çeşitli yerlerinden, sistemlerden geldiklerini bu yüzden de farklı evrime uğramaları dolayısıyla farklı sekil ve tiplerde olduklarını söylerken, diğer taraftan da deneklerin gemilerde gördükleri gibi, bir türden diğer bir türe ve bazen de kendilerinin tanıdığı kişilere ya da kurbanın görmek istediği suretlere dönüşebilmekte, bu şekilde görünebilmektedirler. Mesela, önceleri insan suretinde yolda, sokakta,... dostça görünüp onlarla arkadaş olmak, yardım talebinde bulunmak suretiyle yaklaştıkları bu insanları, bir nedenden ötürü bir yere götürüp orada beliren uçan dairelerin içine almaları ve en sonunda bu dostun suretinin değişerek bilinen uzaylı tipine bürünmesi gibi. Çok ilginçtir ki, uzaylılarla hiçbir ilgisi olmayan ve çok çok eski zamanlardan beri insanlara çeşitli şekillerde musallat olan, ıssız eski köy yollarında, mezarlıklarda, tekinsiz evlerde olmadık suret ve olaylarla insanların karsısına çıkan, arada bir de suretten surete dönüşen Cinler, “uzaylılar” diye ortaya çıkan varlık tipleriyle tıpatıp aynıdır. Bunlardan daha sık görüneni ise, bildiğimiz uzaylı tipi yani, koca üçgen kafalı, büyük gözlü, kılsız, burnu ve ağzı küçük olan cüce tipidir. İnsanların hayal dünyalarına hükmetmek suretiyle gerçekmiş, maddeselmiş izlenimi, görüntüsü veren bu varlıkların uzaylı olamayacağını gösteren bir önemli kanıt da bu uzaylı tipleridir. Bunlardan kimi, insan suretinde ama uzun boylu, beyaz tenli sarısın ya da kızıl, mavi gözlü, çok güzel ve yakışıklı görünmekte olup (ki bunlara, İskandinavyalılara benzediği için kuzeyli anlamına gelen Nordik ismi verilmekte) kimi, bildiğimiz uzaylı tiplerinde kimi, gorillere benzeyen türlü, türlü kıllı yaratıklar biçiminde kimi de, sürüngen ya da kus kafalı olup belden aşağısı insan ya da başka bir yaratık, belden üstü de ayrı bir yaratık suretinde görüntü vermektedirler. Görüldüğü üzere bunlar, hep dünyadan bildiğimiz, dünya üzerinde yasamakta olan insan ya da hayvan türlerinden varlıklardır. Bunlar gerçekten uzaylı olsalardı, çok çok farklı suretlerde, bizlerin hayal bile edemeyeceği türde olmaları gerekirdi. Çünkü evrim bunu gerektirir. Oysa, durum bunun tam tersi. Bu türden uzaylı görüntüsü vermelerinin önemli bir başka nedeni de, bir yandan ulaşılamayacak derecede çok güzel görüntü vererek, insanların kökeninin aslında kendileri oldukları imajını vermek suretiyle bizleri küçük göstermek, diğer yandan da, hayvan türü yaratıklar seklinde görünerek insanların yaratılısı, sahip oldukları yetenek ve idrak kapasitesince hayvanlardan da daha aşağı olduğunu vurgulamak böylece, dalga geçim, bizleri aşağılayarak egolarını tatmin etmektedirler. İnsanların halife özelliğiyle yaratılmış olduğunu hazmedemeyen ve benlikleri aşırı derecede güçlü olan şeytani vasıflı Cinler, her fırsatta insanları aşağılık, seviyesiz, ilkel; kendilerinin ise üstün ve her şeye hükmedici olduklarını göstermeye çalışmaktadırlar. Bu özelliklerini, ortaya koydukları tüm senaryolarda açıkça görebiliriz. Bir başka çelişki de, bazı uzaylılar tarafından verilen bir kısım bilgilere göre, bu dört tipleme içinde insan suretinde olan türün bunların en akıllısı, en zekisi ve tümünün üstatları oldukları, diğerlerinin ise, bunların altında, onların hükmettiği, programladıkları varlıklar olduğu söylenmektedir. Halbuki, başka yerlerde de diğerinin, geri kalanların başı ve önderi olduğu belirtilmektedir ki tüm bu çelişkili ifadelerin en önde gelen sebebi, Cinlerin kendi aralarındaki üstünlük kavgasını uzaylı kimliklerine yansıtmalarından ibarettir. Sonuçta, uzaylıların bu tutarsız hareketleri bize, bunların gerçek olmadığının kanıtlarını açıkça göstermektedir. Çok keskin bir zekaya sahip olan Cinlerin, insanların hayal dünyalarıyla istedikleri gibi oynamaları, ortaya koydukları senaryolar sınırları zorlamakta, ipin ucunu iyiden iyiye kaçırmaktadırlar. Aslında, sıradan bir aklın küçük bir analiziyle bile bunların gerçek olamayacağını gösteren böyle bir hayal de, güya uzay gemilerine götürülenlerden hepsi zorla kaçırılan insanlar olmayıp bazıları gönüllü olarak tamamen eğitim amaçlı olmalarıymış. Kaçırıldığını söyleyenlerin bir kısmı, ameliyatlarının hemen akabinde geri gönderilirken kimi de, ameliyat sonrası insanları çeşitli konularda bilgilendirmek daha doğrusu çaldıkları minareye kılıf uydurmak için mesela, Venüs'e, Mars'a, Satürn'e, Ay'a ve bilhassa Dünya'dan hiç görünmeyen Ay'ın karanlık yüzüne ya da başka yıldız sistemlerindeki gezegenlerin yörüngesinde hareket eden dev uzay gemilere alınarak gezdirilmekte, teknolojileri, uygarlıkları, uçan dairelerin çalışma prensipleri, insanlık için amaçları ve insanların ev ödevlerini yapmadıkları taktirde baslarına neler geleceği ile ilgili, öğütler verilmekte, oralarda yasayan halk ve yasam formları (ki bu kendilerininki de olabilmekte) hakkında görüntüler seyrettirilip detaylı bilgiler sunulmakta, bazıları da orada hiçbir koruma önlemi almaksızın çıkıp gezebilmekte, oradaki yasayan varlıklarla da rahatlıkla çeşitli yakın ilişkilere geçebilmekteymişler. Bunların yanında o kişilere, insanların evrendeki yeri, geleceği, Yaratıcıyla olan bağlantıları ve sistemle ile ilgili çeşitli bilgiler de sunulmaktaymış. Tüm bunları tek kişi deneyimleyebildiği gibi, bunlara nispetle az sayıda görülen bir den fazla arkadaş grubu da bunu deneyimleyebilmekteymişler. Bununla birlikte, bu tür olayları yaşamış olan sözüm ona lider konumundaki kişiler, uzaylılardan gelen bir biçimde 5-6 yas gibi daha küçük yaslarda iken (cinlerin bilhassa bu yastan itibaren kendilerine yatkın, beyinleri hassas insanları etkilemeye başladıklarına başka yazılarımızda değinmiştik) onlarla bağlantıya diyaloga geçmekte, gemilere alınmakta ve onlar tarafından belli özellikler, güçler verilerek beden dışı deneyimler (o.b.e), ışınlama, materyalizasyon, uzaktan görme, algılama... v.b. Olağan üstü yeteneklere sahip olmaktaymışlar. Yine kimileri, o küçük yaslardan itibaren bunun farkında bilincinde iken, kimileri de onlarla açık bağlantıya geçtikleri sırada ya da hemen sonra geçmişte onlarla her an irtibatta olduğunu anlamakta, hatırlamakta ve bu tür normal üstü yeteneklere o andan itibaren sahip olmakta, gözlerindeki perdeler kalkarak her tür ruhsal varlıklarla her an görüşebilmekte, insanlığın gelişimi, evrimi için uzaylılarla birlikte evrensel plandan sorumluluklar yüklenmekteymişler. Bu tür bağlantılara geçen hemen hemen bütün insanların da yeteneklerinde az ya da çok belli artışlar olmakta bunun sonucunda da metafizik konula eğilmekte, hayatlarını tamamıyla bu temeller üzerine yeniden inşa etmekte, hayatları ve yasama bakış açıları tamamen değiştirmekteymiş. İster zorla isterse de eğitim amaçlı, gönüllü olsun fark etmez, bu uzay gezileri, birden çok fazla da olabilmekte, tekrarlanabilmekteymiş. Bazen de bu üstün varlıklarla, fiziki beden yerine yine onlar tarafından oluşturulan beden dışı deneyimler dediğimiz, ruhun bedenden ayrılmasıyla da çeşitli ortamlarda, gemilerde... görüşmeler yapılabilmekteymiş. Kaçırılma olaylarının bu bölümüne baktığımızda da, yine bir yığın çelişkili durumlar, sistemde olmayan birtakım yanılgıların varlığı bulunmaktadır. Öncelikle bunların hayalde yaşanılan şeyler olduklarını gösteren önemli bir olay da, götürüldüklerini söyledikleri uzay araçlarının dıştan çok küçük olmalarına karsın, içine girdiklerinde içinin çok büyük olmasıdır. (Öyle ki, 3 m. çapındaki bir uçan dairenin içinde koridorlar, odalar, araştırma lab.... vs. Bulunmaktadır.) Ayrıca bugün çok iyi bilindiği gibi, güneş sisteminde dünya dışında hayatı barındıracak hiçbir gezegen ve uydu yoktur. Bunlardan kimi yüzlerce derece sıcakken, kimi, birkaç yüz derece soğuktur. Bununla birlikte, bunlardan bir kısmı da tamamen gazdan oluşup üzerine basılacak bir katı yüzeyi yoktur. Dolayısıyla insan ya da uzaylı gibi görünen varlıkların yasaması mümkün değildir. Kaldı ki bir insanın, atmosfer dışında koruyucu bir elbise giymeden bulunması, bizler için hayati önem taşıyan oksijen, basınç, ısı... v.b. Faktörlerin yanında, uzaydan ve güneşten gelen kozmik radyasyonlar, insan bedenini saniye mertebelerinde yakması için yeterlidir. Bunun gerçekten olduğunu iddia edenlerden bazıları da bu olayların, planetlerin maddesel boyutlarında değil de, alt boyutlarındaki ısınsal yapısında gerçekleştiğini söylemektedirler ki bu da mümkün değildir. Çünkü, ısınsal boyutlara ısınsal bedenle gidilir. Maddi beden, o ortamlarda yer alamaz. Üst düzey Velilerin yapmış olduğu bedenen Tayyı Mekân bile, dünya ile sınırlıdır. Yani, bu bedeninizle ruh boyutunda bulunamazsınız. Keza cehennemde insan, Ruh (Nari) bedeni, cennette de, Nur bedeniyle yasama devam eder. Madde beden ise, önce toprağa karışıp çözünecek sonra da günesin dünya ve diğer birkaç planeti yutmasıyla, yeryüzüyle birlikte buharlaşacaktır. Her beden bulunduğu boyutun şartlarına tabi olarak mevcut olup, bir boyuttan diğer boyuta geçirte hükmünü yitirir. eğer bunlar uzaylıların yani Cinlerin gücüyle O. b. E yoluyla yapılan seyahatlerse; o zaman bu varlıkların, iddia edildiklerinin aksine uzaylı değil, bizim paralel boyutlarımızda yer alan Nari boyutun varlıkları Cinler olduğu ortaya çıkmaktadır ki bu yollu, sözüm ona seyahatlerin varlığını bir yukarıda belirtmiştik. Aynı şekilde, uzaylı varlıkların da insani özellik gösterip dünya atmosferine hemen adapte olmaları, mikroplara karsı enfeksiyon geçirmemeleri, hastalanmamaları da çok büyük bir çelişkidir. Bunun yanında, insanların yaptıklarının karşılığı olarak baslarına gelecek şeyler için hiçbir yaptırımları olmadığını, hiçbir ise karışmadıklarını ifade eden uzaylıların binlerce, milyonlarca ışık yılı uzaklığındaki bilmem ne sistemlerinden buralara kadar zahmet edip ekstradan bizleri uyarmalarına da hiç ihtiyaç yoktur. Bu durum mantıklı da değildir. Çünkü bunları sıradan basit bir vatandaş da rahatlıkla düşünebilmekte, aynı söylemleri dile getirebilmektedir. Bununla birlikte siz, bir üstün teknolojik bilgiyi ya da yasam formlarıyla ilgili... vs. Bilimsel verileri bu isin uzmanı olan bilim insanlarına mı verirdiniz yoksa kaçırıldığını iddia eden insanların büyük çoğunluğunda olduğu gibi, hayatı boyunca nereden gelip nereye gittiğini düşünmeyen ya da konuyla ilgisi bulunmayan taksici, sarhoş, çiftçi ya da esnaf... vs. Gibi sıradan hayat yasayan insanlara mı?.. Bizim uzaylılar, üstün bilgeliğe, uygarlığa sahipler, ama bu kadar basit, sıradan bir şeyi dahi düşünemiyorlar. Ayrıca, çok büyük teknolojilere sahipler, her şeyden haberleri var, ama tüm bunlara gerek kalmaksızın ya da gerekli tüm bilgileri, en kötüsüyle bir, iki inceleme sonucunda çok gelişmiş haberleşme ağı ile çok rahat öğrenebilecekken bunun yerine hâlâ, insan ya da hayvan kaçırıp inceliyor, yerlerden numune topluyorlar. Kısacası, hem her şeyden haberdarlar, hem de hiçbir şey bilmiyorlar gibi davranmaktadırlar ki, bu büyük çelişki de bunların uzaylı olmadıklarını açıkça göstermektedir. Binlerce, milyonlarca... ışık yılı uzaklıkları büyük zahmetlerle asıp gelen bu uzay araçları, beyaz sarayın bahçesine ya da Kremlin meydanına inecekleri, resmi ilişkilere geçenekleri yerde parkta oynayan çocukların, insanların ortasına inip içlerindeki araçların dışına çıkarak garip ses tonlarıyla konuşmaları ya da bir şeyler verir gibi yapıp hiçbir şey vermeksizin tekrardan araçlarına binip bir anda yok olmaları, sadece konulardan tamamen uzak insanlara, halka görünmeleri, hem bu türden hem de kitlesel görüntüleri tamamıyla Show amaçlı olup bunların fiziksel olmadıklarının ayrı bir kanıtıdır. Ayrıca insani yüz ifadelerine, duygulara, davranışlarına sahip oluşları, bulundukları toplumun dillerinde konuşmaları, diyaloga geçmeleri de bunların uzaylı oldukları fikrini zayıflatmakta diğer olayları göz önüne aldığımızda ise, bunun ötesinde tüm bu gerçekliği çürütmektedir. Bazı insanların belli güçlere, özelliklere sahip olmalarına gelince... Daha önceleri birçok yazımızda değindiğimiz üzere, cinlerin insanlara çeşitli düzeylerden verdikleri birtakım yetenek ve güçler bir; insanların onları çeşitli yöntemlerle etki altına almaları, iki; cinlerin insanları tek yönlü olarak kendilerinden akan bir biçimde etki altına almalarıyla meydana gelmektedir ki büyük çoğunluğu böyledir. İkincisinde tamamen kontrol Cinlerindir. Uzaylı olayında olduğu gibi. Birçok şeyi cinler yapar, buna karsın çevresindeki insanlar, bunların o kişiden kaynaklandığını sanırlar. Bazen, o kişi de bunun farkında değildir. Bir de bunun yanında cinlerin oyuncağı olan bu kişi, kendi hayallerinde yarattığı ya da onun için yaratılan dünyada, o dünyanın tanrısı olarak dilediğince senaryolar, güçler ortaya koyar ki, bunu da kendisinden başkası bilmez ve görmez. Cinlerin insanları aldatma yöntemlerinden biri de, insanlara seçilmiş olduklarını, onların ayrıcalıklı bir konumda olduklarını empoze ederek egolarını okşamakta, böylece bu insanlar da, özel kişiler, üstün nitelikli insanlar olduklarını zannederek, o hayallerle ölüm ötesi boyuta geçerler. Bu konuda en önde gelen büyük çelişkilerinden biri de bu uzaylılar, insanları çeşitli planetlere, yıldız sistemlerine, galaksi ve ötesine... ya da farklı, farklı evrenlere (?) çok kısa süreler içinde götürebilmelerine karsın buna kıyasla onlar açısından çok kolay ve basit olan aynı olayı dünya üzerinde bir türlü gerçekleştirememektedirler. Bu insanlardan sadece birini, bırakın ülkeler ya da şehirler arasını bir semtten diğer bir semte, mahalleye bile götüremiyorlar. Anlaşılacağı üzere, tıpkı diğerlerinde olduğu gibi bu olayda da, somut olan hiçbir şey yok. Olmadık soyut hayaller ise, oldukça çok.
https://gizliilimler.tr.gg Alıntıdır
cinler alemi hakkında tüm bilgiler,cinlerden korunma yolları,musallattan kurtulma,cinlerin uzaklaşması için dua ve sesli rukyeler,namei peygamberi,cin mektubu,koruma vefkleri
UFO GERÇEGİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UFO GERÇEGİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AYETTE GEÇEN GÖK KAPISI DÜNYANIN GÖK KAPISI DEGİLDİR
Peygamber efendimiz dünyaya gelmeden önce cinler ve şeytanlar gök kapısına yaklaşıp meleklerin kendi aralarındaki konuşmaları ve levhi mahfuzda ilerde olacak gaybi bilgileri dinliyor ve kahinlere ve falcılara bilgi aktarıyorlardı ama peygamber efendimiz dünyaya geldikten sonra şeytan ve cinleri bu gök kapısına yaklaşıp dinlemeleri yasaklandı,
“Rasül-i Ekrem (s.a.v) dünyaya geldikten sonra, özellikle veladet/doğum gecesinde, yıldızların düşmesinin çoğalmasıdır ki; şu hâdise; şu yıldızların düşmesi, şeytanların ve cinlerin gaybe ait haberlerden kesilmesine alâmet ve işarettir.
Bu konuya dair ayetler şöyle“Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır. Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.” Ayetleri ile
“Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.” Ve
“Doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk. Halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor.” Saffat, 37/8, 9, 10;
“Onları, taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.” Ve “Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır. Ve (gökyüzünü) itaat dışına çıkan her şeytandan koruduk.”Hicir, 15/17-18) and olsun,biz gökte bir takım burçlar yarattık ve seyredenler içinonu süsledik. ( Hicr 16 ) bu ayettede göklerde burçların oldugunu bize bildiriyor peki size sorarım burçlar dünya içindemi yoksa uzayın boşlugundamı.tabiki uzayın boşlugunda hala ayette geçen gök kubbenin dünya içinde olduguna inananlara bir daha düşünmelerini tavsiye ederim.
Ayetlerde geçen şeytanın gök kubbe bizim dünyamızın gök kubbesi degildir gök kubbe demek yukarısı tavan demektir ama dünyamız döndügü için dünyanın gök kubbesi bazende alta girer o zaman taban olur gök olmaz ayetlede geçen gök kubbeden maksat uzayın içinde dünya,gezegenler ve samanyolu galaksilerin bulundugu ortamın üstü olan gök kubbedir yani asuman denilen gök kubbedir.bu dünya kubbesiyle sınırlamamız dar bir görüştür çünkü başka gezegenlerinde gögü ve bulutları vardır. Eger sadece bu dünya gögü olsaydı marsta yaşayan cinlerde ateş taşlarıyla kovalanırdı ve insanlarda uzaya çıkamaz taşlanırdı
“Rasül-i Ekrem (s.a.v) dünyaya geldikten sonra, özellikle veladet/doğum gecesinde, yıldızların düşmesinin çoğalmasıdır ki; şu hâdise; şu yıldızların düşmesi, şeytanların ve cinlerin gaybe ait haberlerden kesilmesine alâmet ve işarettir.
Bu konuya dair ayetler şöyle“Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır. Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.” Ayetleri ile
“Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.” Ve
“Doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk. Halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor.” Saffat, 37/8, 9, 10;
“Onları, taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.” Ve “Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır. Ve (gökyüzünü) itaat dışına çıkan her şeytandan koruduk.”Hicir, 15/17-18) and olsun,biz gökte bir takım burçlar yarattık ve seyredenler içinonu süsledik. ( Hicr 16 ) bu ayettede göklerde burçların oldugunu bize bildiriyor peki size sorarım burçlar dünya içindemi yoksa uzayın boşlugundamı.tabiki uzayın boşlugunda hala ayette geçen gök kubbenin dünya içinde olduguna inananlara bir daha düşünmelerini tavsiye ederim.
Ayetlerde geçen şeytanın gök kubbe bizim dünyamızın gök kubbesi degildir gök kubbe demek yukarısı tavan demektir ama dünyamız döndügü için dünyanın gök kubbesi bazende alta girer o zaman taban olur gök olmaz ayetlede geçen gök kubbeden maksat uzayın içinde dünya,gezegenler ve samanyolu galaksilerin bulundugu ortamın üstü olan gök kubbedir yani asuman denilen gök kubbedir.bu dünya kubbesiyle sınırlamamız dar bir görüştür çünkü başka gezegenlerinde gögü ve bulutları vardır. Eger sadece bu dünya gögü olsaydı marsta yaşayan cinlerde ateş taşlarıyla kovalanırdı ve insanlarda uzaya çıkamaz taşlanırdı
MARS'TAKİ YAŞAMIN SIRLARI
Süleyman H. Tunahan'ın Merihte (Mars) yaşayan insanlar hakkında ki sözü çok garip geldi. " –A.B.D. Ay’a gitmeye hazırlanıyor. Fakat bu masraflara yazık… Bu gayret Mars için olsa çok isabetli olurdu… Çünkü Ay’da hayat yok. Ay kupkuru. Fakat Mars’ta hayat var!… Orada yaşayanlar var…Su var…Orada Hz.Kur’an aynen var!?… Hz.Muhammed (a.s.) oradakilerin de peygamberi… Yani; orada Ümmet-i Muhammed var… Hatta orada varisi Resullerin evlatları var… Ve yine orada İslamiyet’e sarılma bizden çok fazla. Orada Kur’an ahkamı hakim… Ve nihayet o insanlar Hz. Kur’an’a sarıldıklarından dolayı teknolojik olarak bizden çok öndeler!… Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) hazretlerini dinleyen abilerin naklettiğine göre kendisi Mars halkının 4/3'ünün Müslüman olduğunu ifade etmiş.Bir gün Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) hazretleri dışardan eve geldiğinde hanımı ve kızları bakmışlar ki üzeri ıslak."Bey dışarda yağmur yok, sel yok, neden ıslandın?". Cevaben Merihten (Mars) geliyorum.Şuan oraya yağmur yağıyor ondan ıslandım , orada da sizin gibi yaşayanlar var, orada da kardeşlerimiz bu yolun mensubu cematımız var. Gün gelecek sizi ziyaret edecekler.Size bir haber daha vereyim; Bu iki insanlık buluşmadan Kıyamet kopmayacak… Fakat; Dünya insanları Marslılarla buluştuklarında Hz. Kur’an’ın orada da aynen var olduğunu görünce İslam’ı inkar mümkün olmayacak… Fakat bu iman (İman-ı yeis) ve (Suri İman) olacak… Yani; vakit çok geç olmuş olacak." Şimdi ufoloji bir gerçek. Ve gayet bilimsel çalışıyorlar. Aklınıza astronomi gelebilir ama arkeoloji de bir bilim dalıdır ve tabletler, parşömenler, el yazmalarında bu olağanüstü şeylere rastlıyoruz. Günümüzde de bu ufo kalıbına döndü. Ciddi şeyler yazabilirim bu konu da ama başka yerlere geçiyoruz. Ayrıca şöyle bir yorum da var. Yahudiler, ufoların sık sık dünya hakkında istihbarat topladıkları, yakın gelecekte Müslümanlara yardım edeceklerini ellerindeki görüntüler ve kendi kontrollerindeki cin taifesi aracılığıyla bilmektedirler. Bu sebepten ötürü, ellerindeki son koz olan medyayı kullanarak kimi zaman karalama kimi zamanda görüntüleri gizleme yoluna başvururlar. Mars (Merih) gezegeninde Müslüman bir cin taifesi vardır. Bu cin taifesi Hz. Süleyman zamanında Mescidi Aksa'yı yaptılar. Mars gezegeninden Ufolar (Seyyareler) kimi zaman dünyayı ziyaret ederler. Özellikle altında tüneller yapılması ve yakında patlatılacak olan Mescidi Aksa üzerinde dolaşırlar ve bu ufoların içerisinde bulunan ilim ehli kimseler (cinler ve insanlar) İsrail ve silahları hakkında istihbarat topluyorlar.Yakında Mescidi Aksayı korumak için İsrail'in silahlarını imha edecekler. Bu şekilde bir çok yorum ve görüşler var bunlara ek olarak; Spirit adlı keşif aracının fotoğraflarında Görüldüğü gibi ve birinde orada kayadan aşağıya inen bir şey var ve birde piramit gibi boşluktan çekilmiş fotoğraflar var ve hala açıklanmadı. 1) Mars yüzeyindeki; toprağın erozyonuyla, doğal aşınmayla ortaya çıkmış, bölgedeki kayaların bir kaya uzantısı. Nitekim, sanki bir kayanın üzerinde oturuyor, yahut arkasında-altında bulunduğu kayanın, insan formunu andıran uzantısı, heykelimsi taş görüntüsü. 2) Geçmişte Mars'ta yaşamış ve helak olmuş cinlerden, bu helaktan kurtulanlar, bugün insanoğluyla beraber Dünya gezegeninde yaşıyorlar. Bugün cinlerden, şeytanlaşmış ve İblis'e tabi olanlar, adeta Dünya'yı ele geçirmek için, medyumlar aracılığıyla; melek yahut uzaylı postuna bürünerek; yaldızlı söz ve yalanlarla; hertürlü basın, yayın, kitap, video ve sinema araçlarını kullanarak; sürekli beyin yıkıyorlar. Bu müthiş küresel boyuttaki beyin yıkamanın arkasında, şeytanlara aracılık yapan medyumlar, Newage tarıkatları, Realyanlar, Scientologlar, UFO'cular vs. var. Bu tarikatların arkasındaki cin-şeytanların en büyük yalanları; uzaylı hikayeleri, uzaylı filmleri, uzaydan gelip, Dünya'yı işgal edecek, kötü uzaylılar. Kendileri ise; insanlığa yardım edecek(!), onu kurtaracak(!), iyiliksever uzaylılar(!), melekler(!), ruhlar(!), ışıkçılar(!), yeni enerjiler(!) vs. Bu nedenledir ki, her fırsatta, UFO ve uzaylı edebiyatı yapıyorlar. Bunu kanıtlamak için, şeytani görüntü ve aldatmalara baş vuruyorlar. Bugün, Dünya'dan, eski yurtları Mars'a, bir dakikadan az bir zamanda gidebilecek olan bir cin-şeytan, rahatlıkla insan formunda böyle bir poz verebilir. Tarih boyunca da insanlara, kendilerini tanrı(ilah) olarak yutturmak için, yaptıkları hep budur. 3) Olası bir durumda, cinlerin, Mars'ta yaşarken oluşturdukları; piramit ve yüz görüntüleri gibi, yapılmış bir taş heykeli olabilir. Cin-şeytanlar, Süleyman peygamber zamanında ve O'nun emrinde çalışırken de, heykel ustasıydılar. Bu görüntü, geçmişten kalma; cin-İblis'in, bir heykeli de olabilir. Yorumlarınızı bekliyorum. Ve sakın unutmayın insanlarla cinleri bir tutmayın onlar bizden önce yaratıldı. (Marsta insanların yaşadıgına pek katılmıyorum ama süleyman hilmi tunahan hzleri marstaki cinlere kuran dersi vermek için gitmiş olabilir yeşil hoca) Not:Bir çok kaynaktan alıntıdır.
UFOLAR VE UZAYLILAR GERÇEGİ
Kurani kerimde ve Hadisi şeriflerde geçen kainatta yaratılan varlıklar şöyle:İnsanlar,Cinler,Melekler,Şeytanlar,Yecüc ve Mecüc,Deccal,Hayvanlar ve ruhlardır bunların dışında ne Kurani kerimde ve nede Hadisi şeriflerde başka varlıklardan söz edilmemektedir.Peygamber efendimize tüm kainatta ne var ne yok gezdirilmiş ve gösterilmiştir mirac hadisesinde ruhlar alemi cinler alemi melekler alemi cennete ve cehennem yani peygamber efendimize kainatta ne kadar varlık varsa hepsi gösterilmiştir gizli bir şey kalmamıştır ve peygamber efendimizde ashabına bildirmiş bizlere de hadisler vasıtasıyla ulaşmıştır.Peygamber efendimize bırakın kainattaki varlıkları kıyamet kopana kadar yaşanılan ve yaşanılacak olan olayları yani tüm gaybi bilgilerin hepsi bildirilmiştir şimdi bizlerde kalkıp peygamber efendimizin bildirmedigi bir varlıgın oldugunu söylememiz haşa peygamber bildirmedi veya haberi yoktur bizim zamanımızda çıktı biz keşfettik dememize geliyor.20 Yıla yakındır bu havas ilmiyle ugraşıyom bircan hocamın yanında 5 yıl havas ilmi ve uygulamalarını ögrendim ve yüzlerce hastanın üzerindeki cinlerin müslüman olduktan sonra sohbet etme fırsatım oldu bu cinle sohbetlerimin videosunuda çektim ama ailenin izni olmadıgı için yayınlayamıyorum ama güvendigim dostlara gösterebilirim ve ufolar konusundaki sorularıma cinlerin cevabı hep aynı olmuştur. Ufolar nedir neyin nesidir sorusuna 3 ayrı cinden aldıgım cevap aynı olmuştur ufolar özellikle mars ve diger gezegenlerde yaşayan zengin varlıklı alim cinlerin araçlarıdır cevabını aldım ve ben bu fikre katılıyorum ufolar cinlerin araçlarıdır. Ayeti kerimede “Andolsun ki biz, insanı pişmemiş çamurdan, kokuşmuş cıvık balçıktan yarattık. Cân’nı da (cinleride) daha önce semûm (atesin görünmez yakıcı kısmı) ateşinden yarattık.” (Hicr, 15/26-27)
Hadislerde ''Cinler cinlerin babası sayılan Cann'ın zürriyetidir.İnsanoğlundan iki bin sene önce yaratılmışlardır.''(Tefsiru İbni Kesir 1/70) Yani cinler insanlardan yıllarca önce iki bin yıl önce yaratılmıştır bu yüzden cinler teknolojik olarak insanların önündedir.eski taş yapıtlardaki resimlerde helikopter ve uçak resimleri çizilmiş oldugunu görüyoruz ve daha sonra ufo resimlerinin çizildigini teknolojide cinlerin ilerledigini anlıyoruz ama biz cinlerin teknolojilerini geriden takip ediyoruz örnegin helikopter ve uçak teknolojisine yeni geçtik ama ufo teknolojisine daha geçemedik ama yakında o teknolojiyede ilerki zamanda geçecegimize inanıyorum. Şimdi şu soruyu soracak olursanız cinler uçuyor veya ışınlanıyor neden ufo aracına ihtiyaç duysunlar o zaman bende derimki insalar yürüyüp koşabiliyor neden bir araca ihtiyaç duysunlar derim işte biz insanlar nasılki hem yorulmamak ve hemde hızlı yolculuk için araçları kullandıgımız gibi cinlerde gezegenler arası yolculuk için bu ufo denilen araçları kullanırlar. İnsanları bu uzaylılar denen ufoların kaçırdıgını artık bilim dünyası kabullenmiş durumdadır. Peygamber efendimizin zamanındada eshabın biri cinler tarafından kaçırılmış ve bir hafta sonra gelmiştir ve sorduklarında beni müslüman cinler kaçırdı çünkü onların kafir cinlerle savaşı vardı yardım etmem için beni aldılar ve ben orada kafir cinlerle savaştım ve beni geri getiridler.şu andada ufoların insanları kaçırmasının perde arkasında cinlerin olduguna işarettir. Süleyman a.s zamanında cinlerin belkısın tahtını göz açıp kapayana kadar getirmesi cinlerin gerek eşya ve gerekse insanları bir yerden başka yere ışınlama güçlerinin olduguna işarettir.
Evet cinler ateşin dumansız yakıcı görünmez kısmından yarıtılmıştır Farah hanımın dedigi gibi reptilyanlar (cinler) başka boyuttan bu dünya boyutuna geldigi zaman dünya boyutunda kendi öz şekline girebilir gerek insan ve gerekse hayvan şekline girerler isterse görünür istemezse görünmeyebilirler.Farah hanımı takdir ediyorum çok akıllı zeki agırbaşlı ve emin olmadıgı konulara temkinli yaklaşıyor akla ve mantıga uygunsa kabul ediyor ve ezbere konuşmuyor bu konularda Farah yurdaözü dinlemenizi tavsiye ediyorum. Peygamber efendimiz cinlerin insan ve hayvan kılıgına girebileceginide bildiriyor.Genel olarak baktıgımızda uzaylıların perde arkasında cinlerin oldugunu görüyoruz.Benim hayatımda 3 defa ufoları gördüm bir tanesiyle yakınlıgım ve hatta temasım oldu diyebilirim olay şöyle yaşandı: Ben tasavvuf ehliyim ve dergahtan 5-6 kardeş her cuma gecesi 12 den sonra aksaray ilinde somuncu baba kabristanlıgında cemiyet deresi yukarısında tepede çok eski ve tarihi ÜÇLER diye bilinen allah dostlarının kabri başında halaka kurup cehri zikir çekerdik ve bir gün zikrin ortasına kalbime bir gözünü aç yukarıya bak dedi ve o an gözlerimi açtım ve gökyüzüne baktım ve şok oldum 40 -50 metre tepemizde yuvarlak tepsi şeklinde bir ışık hüzmesi üzerimizdeydi ve hemen arkadaşlarıma seslenerek zikri durdurdum ve bakın misafirlerimiz var dedim ve arkadaşlarda benim gördügüm ufoyu gördüler ve tabi telaşlandılar bazıları kalkıp oradan uzaklaşmak istediler ben durun dedim Allah dostlarının kabri nurludur yaklaşamazlar ve o sıra yukarıya bakarak buyur gelin zikrimize katılın beraber zikir çekelim dedim ve o ufo dene araç birden bir havada müthiş bir hızla zikzaklar çizerek gökyüzüne dogru yani uzaya gittiler.bunu 6 arkadaş şahit oldular ve sonra eve gittim saat gece 3 tü yatagıma uzanmadan önce sanki odanın içinde 3 tane bulut gibi karaltı gördüm ve gözlerimi oguşturdum gözüme birşeylermi oldu diye ama önemsemedim gece lambasını yakıp diger lambayı kapattım yatagıma uzandım tam uykuya dalarken büyük bir patlama sesi duydum sanki yakınlarda büyük bir mühimmat deposu patlar gibi sesler duydum ve hemen eşime seslendim sende duydunmu o patlamayı oda hayır dedi pencereyi açıp dışarıya baktım hiç ses sada yok ve tekrar yatagıma uzandım yine tam uykuya dalacakken birden kafamın üzerinde sinyalimsi bir yüksek ses örnek verecek olursam :civi civi civi ooouuu diye sinyalimsi sesler duyunca yine uyandım saga sola baktım bir şey anlayamadım ,tekrar uyudum bu sefer sanki bir enerji rüzgar gibi pamuksu bir şey kulagımdan içeriye giriyor hisettim gözlerimi açtım baktım hala kulagıma girmeye devam ediyor ve bende bekledim ne olacak diye ve sonra o şey kulagımdan beynimin içine tamamen yerleştigini hisettim ve sonra baktımki sanki kafam uyuşmaya başladı sanki kafama narkoz vurmuş gibi oldum ve hemen yatagıma oturdum ayetel kürsiyi okuyayım dedim çenem donmuştu okuyamadım o zaman kalkayım teheccüd namazı kılayım dedim bir gariplik var sanki cinlerin saldırısı var dedim ama malesef yerimdende kalkamadım kendi kendime sordum ya ben kalkmak istiyorum ama nedense kalkamıyorum ve o sıra kalkmak için zorladım ve omuzlarımda sanki iki elin bastırdıgını hisettim elimle omuzuma dokundum bir şey hisetmedim ama o iki elin parmaklarının uzunlugunu ve hatta kalınlıgını hisediyordum parmaklar uzundu omzumdan gögüs memesi hizasına kadar uzuncaydı ve o an anladım cinler bana zarar vermek veya beyin kontrolünü ellerine almak için gayret ediyorlar aklıma o an eger bunlar beyni ele geçirip kontrolü ele alırlarsa eşime ve çocuklarıma benim vucudumla zarar verdirebilirler dedim ve YA ALLAH YA BİSMİLLAH diyerek ayaga kalktım ışıgı yaktım ve onun agırlıgını beynimin içinde hisediyordum ama agzımının ve dilimin donması gitmişti ve hemen abdest alıp teheccüd namazına durdum 2 rekat kıldım baktımki beynimin içinde kıvranmaya başladı ve devam ettim 10 rekat kıldım ve sonra o beynimdeki cinin aşagıya dogru indigini ensem ile belim hizasında çıkıp gitti ama başımdaki narkoz etkisi devam ediyor ve hemen kabristana şeyh hamidi vel somuncu babanın mezarı başına gittim ve bir müddet sonra sanki üzerimde bir dag kalmış gibi rahatladım ve düşündüm bu başıma gelen nedir neyin nesidir neden geldiler derken aklıma o tepede zikir çektigimiz esnada gelen ufoya buyur gelin beraber zikir çekelim demenin cezası oldugunu anladım.birnevi cinleri davet etmişim,belkide beni kaçırmaya gelmişlerdi ama başarılı olamadılar.cünkü astral seyahati yaptıgım için biliyorum yolculuga çıkmadan önce vucudun hertarafı narkoz vurmuş gibi uyuşur ve kendini sanki bir betom heykelin içindeymiş gibi hisedersin sonra yolculuk başlar evet şimdi bu olayı ufo araştırma kurumuna sorsak dünya dışı gelen uzaylılar derler cin oldugunu inkar ederler. Uzaylı denilen varlıklar cinlerdir ben bunu tüm kalbimle inanıyor yaşadımda inanmayanlarada Allah hakikati görmeyi nasip etsin derim.
Hadislerde ''Cinler cinlerin babası sayılan Cann'ın zürriyetidir.İnsanoğlundan iki bin sene önce yaratılmışlardır.''(Tefsiru İbni Kesir 1/70) Yani cinler insanlardan yıllarca önce iki bin yıl önce yaratılmıştır bu yüzden cinler teknolojik olarak insanların önündedir.eski taş yapıtlardaki resimlerde helikopter ve uçak resimleri çizilmiş oldugunu görüyoruz ve daha sonra ufo resimlerinin çizildigini teknolojide cinlerin ilerledigini anlıyoruz ama biz cinlerin teknolojilerini geriden takip ediyoruz örnegin helikopter ve uçak teknolojisine yeni geçtik ama ufo teknolojisine daha geçemedik ama yakında o teknolojiyede ilerki zamanda geçecegimize inanıyorum. Şimdi şu soruyu soracak olursanız cinler uçuyor veya ışınlanıyor neden ufo aracına ihtiyaç duysunlar o zaman bende derimki insalar yürüyüp koşabiliyor neden bir araca ihtiyaç duysunlar derim işte biz insanlar nasılki hem yorulmamak ve hemde hızlı yolculuk için araçları kullandıgımız gibi cinlerde gezegenler arası yolculuk için bu ufo denilen araçları kullanırlar. İnsanları bu uzaylılar denen ufoların kaçırdıgını artık bilim dünyası kabullenmiş durumdadır. Peygamber efendimizin zamanındada eshabın biri cinler tarafından kaçırılmış ve bir hafta sonra gelmiştir ve sorduklarında beni müslüman cinler kaçırdı çünkü onların kafir cinlerle savaşı vardı yardım etmem için beni aldılar ve ben orada kafir cinlerle savaştım ve beni geri getiridler.şu andada ufoların insanları kaçırmasının perde arkasında cinlerin olduguna işarettir. Süleyman a.s zamanında cinlerin belkısın tahtını göz açıp kapayana kadar getirmesi cinlerin gerek eşya ve gerekse insanları bir yerden başka yere ışınlama güçlerinin olduguna işarettir.
Evet cinler ateşin dumansız yakıcı görünmez kısmından yarıtılmıştır Farah hanımın dedigi gibi reptilyanlar (cinler) başka boyuttan bu dünya boyutuna geldigi zaman dünya boyutunda kendi öz şekline girebilir gerek insan ve gerekse hayvan şekline girerler isterse görünür istemezse görünmeyebilirler.Farah hanımı takdir ediyorum çok akıllı zeki agırbaşlı ve emin olmadıgı konulara temkinli yaklaşıyor akla ve mantıga uygunsa kabul ediyor ve ezbere konuşmuyor bu konularda Farah yurdaözü dinlemenizi tavsiye ediyorum. Peygamber efendimiz cinlerin insan ve hayvan kılıgına girebileceginide bildiriyor.Genel olarak baktıgımızda uzaylıların perde arkasında cinlerin oldugunu görüyoruz.Benim hayatımda 3 defa ufoları gördüm bir tanesiyle yakınlıgım ve hatta temasım oldu diyebilirim olay şöyle yaşandı: Ben tasavvuf ehliyim ve dergahtan 5-6 kardeş her cuma gecesi 12 den sonra aksaray ilinde somuncu baba kabristanlıgında cemiyet deresi yukarısında tepede çok eski ve tarihi ÜÇLER diye bilinen allah dostlarının kabri başında halaka kurup cehri zikir çekerdik ve bir gün zikrin ortasına kalbime bir gözünü aç yukarıya bak dedi ve o an gözlerimi açtım ve gökyüzüne baktım ve şok oldum 40 -50 metre tepemizde yuvarlak tepsi şeklinde bir ışık hüzmesi üzerimizdeydi ve hemen arkadaşlarıma seslenerek zikri durdurdum ve bakın misafirlerimiz var dedim ve arkadaşlarda benim gördügüm ufoyu gördüler ve tabi telaşlandılar bazıları kalkıp oradan uzaklaşmak istediler ben durun dedim Allah dostlarının kabri nurludur yaklaşamazlar ve o sıra yukarıya bakarak buyur gelin zikrimize katılın beraber zikir çekelim dedim ve o ufo dene araç birden bir havada müthiş bir hızla zikzaklar çizerek gökyüzüne dogru yani uzaya gittiler.bunu 6 arkadaş şahit oldular ve sonra eve gittim saat gece 3 tü yatagıma uzanmadan önce sanki odanın içinde 3 tane bulut gibi karaltı gördüm ve gözlerimi oguşturdum gözüme birşeylermi oldu diye ama önemsemedim gece lambasını yakıp diger lambayı kapattım yatagıma uzandım tam uykuya dalarken büyük bir patlama sesi duydum sanki yakınlarda büyük bir mühimmat deposu patlar gibi sesler duydum ve hemen eşime seslendim sende duydunmu o patlamayı oda hayır dedi pencereyi açıp dışarıya baktım hiç ses sada yok ve tekrar yatagıma uzandım yine tam uykuya dalacakken birden kafamın üzerinde sinyalimsi bir yüksek ses örnek verecek olursam :civi civi civi ooouuu diye sinyalimsi sesler duyunca yine uyandım saga sola baktım bir şey anlayamadım ,tekrar uyudum bu sefer sanki bir enerji rüzgar gibi pamuksu bir şey kulagımdan içeriye giriyor hisettim gözlerimi açtım baktım hala kulagıma girmeye devam ediyor ve bende bekledim ne olacak diye ve sonra o şey kulagımdan beynimin içine tamamen yerleştigini hisettim ve sonra baktımki sanki kafam uyuşmaya başladı sanki kafama narkoz vurmuş gibi oldum ve hemen yatagıma oturdum ayetel kürsiyi okuyayım dedim çenem donmuştu okuyamadım o zaman kalkayım teheccüd namazı kılayım dedim bir gariplik var sanki cinlerin saldırısı var dedim ama malesef yerimdende kalkamadım kendi kendime sordum ya ben kalkmak istiyorum ama nedense kalkamıyorum ve o sıra kalkmak için zorladım ve omuzlarımda sanki iki elin bastırdıgını hisettim elimle omuzuma dokundum bir şey hisetmedim ama o iki elin parmaklarının uzunlugunu ve hatta kalınlıgını hisediyordum parmaklar uzundu omzumdan gögüs memesi hizasına kadar uzuncaydı ve o an anladım cinler bana zarar vermek veya beyin kontrolünü ellerine almak için gayret ediyorlar aklıma o an eger bunlar beyni ele geçirip kontrolü ele alırlarsa eşime ve çocuklarıma benim vucudumla zarar verdirebilirler dedim ve YA ALLAH YA BİSMİLLAH diyerek ayaga kalktım ışıgı yaktım ve onun agırlıgını beynimin içinde hisediyordum ama agzımının ve dilimin donması gitmişti ve hemen abdest alıp teheccüd namazına durdum 2 rekat kıldım baktımki beynimin içinde kıvranmaya başladı ve devam ettim 10 rekat kıldım ve sonra o beynimdeki cinin aşagıya dogru indigini ensem ile belim hizasında çıkıp gitti ama başımdaki narkoz etkisi devam ediyor ve hemen kabristana şeyh hamidi vel somuncu babanın mezarı başına gittim ve bir müddet sonra sanki üzerimde bir dag kalmış gibi rahatladım ve düşündüm bu başıma gelen nedir neyin nesidir neden geldiler derken aklıma o tepede zikir çektigimiz esnada gelen ufoya buyur gelin beraber zikir çekelim demenin cezası oldugunu anladım.birnevi cinleri davet etmişim,belkide beni kaçırmaya gelmişlerdi ama başarılı olamadılar.cünkü astral seyahati yaptıgım için biliyorum yolculuga çıkmadan önce vucudun hertarafı narkoz vurmuş gibi uyuşur ve kendini sanki bir betom heykelin içindeymiş gibi hisedersin sonra yolculuk başlar evet şimdi bu olayı ufo araştırma kurumuna sorsak dünya dışı gelen uzaylılar derler cin oldugunu inkar ederler. Uzaylı denilen varlıklar cinlerdir ben bunu tüm kalbimle inanıyor yaşadımda inanmayanlarada Allah hakikati görmeyi nasip etsin derim.
UZAYLILAR DENİLEN CİNLERDİR
Yazar kürsad berkkan cinler ve gizemli paranormal olaylar hakkında iyi bir araştırmacıdır kendisini begeniyle takip ediyorum.kendisiyle daha önce facebook üzerinden çok görüşmelerimiz olmuştur lakin bazı fikir ayrılıklarından dolayı facebookta beni engelledi kırıldım ama yinede ona ilminden dolayı saygılıyım programlarınıda güzel konu anlatımı ve hitabeti güzel biridir.Ben onu karalamıyorum ve kötülemiyorum asla yalnızca onun bazı konularda fikir ayrılıgına düşmemiz olmuştur.bu konulardan biride uzaylıların cinler olmadıgı yanılgısıdır.Beni üzen durum kürşad bey sohbetlerinde ayet ve hadislerle örnekler vererek sohbet dindar biridir lakin nasa veya türkiyedeki ufo ve uzay araştırmanın kurumlarının yapmış oldugu uzaylılar hakkındaki fikrini kabul etmesi ve savunmasıdır ve onların ekmegine yag sürmesidir.Uzaylıların cinler olmadıgına inananlara şu soruyu sorarım 1.Peygamber efendimiz zamnında cinler varmıydı varsa peygamber efendimiz haşa bilmiyormuydu 2- eger uzaylı dediginiz varlıklar peygamber efendimiz zamanında var ise ki asla olmamıştır,farz edelim vardı peki peygamber efendimizin dualarında hiç duydunuzmu Allahım uzaylıların şerrinden sana sıgınırım diye bir dua ettigni duydunuzmu hayır,sadece şeytanların ve cinlerin şerinden Alaha sıgınmıştır.Peygamber efendimize tüm kainat gezdirilmiştir,miraca çıktıgında kainatta ne var ne yok Allah hepsini göstermiştir.şimdi bazıları kalkmış cinler demiyorda uzaylılar diyip kendini kandırıyor ve çevresindeki insanlarıda bu yanılgıya alet ediyor Allah uyandırsın.
Nasa ve türkiyedeki sirius ufo uzay bilimleri araştıma kurumları cinlerin varlıgını kabul etmiyorlar,cinlerin varlıgını kurani kerim ve peygamber efendimizden başka haber veren hiç bir bilgi yoktur.nasa zaten kabul etmez cinleri kuranda geçtigi için bunlarada uzaylı deyip geçiştiriyorlar cinlerin yaş ortalaması 600 ve 800 yıldır ve nufusları insanların 40 katı kadardır hem bu dünyada ve hemde uzaydaki diger gezegenlerde yaşıyorlar Allah bu kainatta hiç bir şeyi boş yaratmamıştır zanediyormusunuz diger gezegenler boşuna yaratılmış tabiki içinde yaşayan varlıklar olan cinler vardır.
Süleyman a.s zamanında cinler camdan ve billurdan saraylar köşkler ve binalar yaparlardı bu demek oluyorki cinlerde bizim gibi binalar fabrikalar yapabilmektedirler mars gezegeninde kubbeli piramit şeklinde camdan yapılmış bazı kalıntılarada rastlanıldı ama terk edilmiş bir vaziyette bu da demek oluyorki insanlar uzaya çıkmaya başlayınca cinler o gezegeni terk edip insanların göremeyecegi başka gezegenlere taşınmışlar.Cinler normalde ışınlanarak bir yerden başka bir yere giderler ama gezegenler arası mesafe çok uzak oldugundan hem zamandan tasarruf ve hemde vucut enerjisini harcamamak için bu araçları kullanırlar aynen bizim nasılki uzak bir yere gidecegimiz zaman araçları kullandıgımız gibi.
Ben inanıyorumki cinler başka gezegenlerde de binalar fabrikalar kurmuşlardır yoksa bu ufo dedigimiz araçları nerde yapacaklar biz nasılki uçak üretmek için fabrikaya ihtiyacımız var onlarında aynı şekilde ihtiyaçları vardır günümüzdede kalıntıları olan piramitleri görmekteyiz buda cinlerin yapmış oldugu bu dünyadaki eserlerden bazılarıdır,Bazı cinler tarafında kaçırılan insanlar onların ufo araçlarının içini görmüşlerdir ve anlattıklarına göre duvarların parlak gümüş rengi ve pencerelerin camdan oldugunu artı duvara gömülü dev ekranlar dijital sayaçlar bilgisayarlar oldugunu görmüşler.cinlerin şekli ve boyutu ise grimsi renkte saydam ve boyları ise bizden biraz uzun oldugunu görmüşler.Cinler insanlarla iletişimi telepati yoluyla saglıyor ve cinler uzaktaki diger cinlerle iletişimde ise el avuçlarının içinde ekrandan görüntülü görüşüyorlar.bizim cep telefonunda görüntülü görüştügümüz gibi.
Paranormal belgesellerde ben her gün dijitürkte IDX tv kanalını izliyorum gece 12 den sonra hayaletlerle ilgili yayınları var belgesellerde yaşanılan olayların gerçek oldugunu kabul ediyorum çünkü yaşadıkları olaylar cinlerin etkisi oldugunu apacık gösteriyor özellikle evlere ve insanlara dadanan hayaletler yaşanılan o olaylar gerçek cin saldırısı oldugu aşikar ve cinler gayri muslim insanları parmagının üstünde oynatıyolar müslüman oldugumuza şükredelim ama işin garip tarafı bu musallat olan hayaletlere cinler degilde ruhlar demeleridir kötü ruh veya iyi ruh ve artı bu hayaletlerin daha önce dünyada yaşamış insanın öldükten sonra ruhun bu dünyaya tekrar geldigi ama bir hayalet olarakmhatta kendi evinde yaşadıgına inanmalarıdır yani bir tür reankarnasyon örnegini vermekteler buda inaçsız ateist insanların fikridir ahiret inancını öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkar etme ve özelliklede insanları bu reankarnasyona inandırmak için bir nevi bilinçaltı etki için çaba gösteriyorlar.Biz, kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık, sonra da hepsi Rablerinin tapısında toplanır. (.Enam 38) Allah kurani kerimde bize herşeyi bildirmiş ve eksik bir şey bırakmamıştır kuranda uzaylılara dair bir ayet yoktur şimdi kalkıp hayır Allah kuranda uzaylıları bildirmemiş deseniz bu ayete muhalif olmuş olursunuz.
Kürşat beyle fikir ayrılıgımızdaki konu cinlerden başka farklı bir boyuttaki uzaylılar denilen varlıklar oldugunun fikridir digeri ise şeytan ve cinleri gök kapısından yukarıya geçememeleri ve geçenlerinde ateş taşlarıyla cezalandırılmasıdır önce uzaylıların cinler olmadıgı fikrni ele alalım.
Nasa ve türkiyedeki sirius ufo uzay bilimleri araştıma kurumları cinlerin varlıgını kabul etmiyorlar,cinlerin varlıgını kurani kerim ve peygamber efendimizden başka haber veren hiç bir bilgi yoktur.nasa zaten kabul etmez cinleri kuranda geçtigi için bunlarada uzaylı deyip geçiştiriyorlar cinlerin yaş ortalaması 600 ve 800 yıldır ve nufusları insanların 40 katı kadardır hem bu dünyada ve hemde uzaydaki diger gezegenlerde yaşıyorlar Allah bu kainatta hiç bir şeyi boş yaratmamıştır zanediyormusunuz diger gezegenler boşuna yaratılmış tabiki içinde yaşayan varlıklar olan cinler vardır.
Süleyman a.s zamanında cinler camdan ve billurdan saraylar köşkler ve binalar yaparlardı bu demek oluyorki cinlerde bizim gibi binalar fabrikalar yapabilmektedirler mars gezegeninde kubbeli piramit şeklinde camdan yapılmış bazı kalıntılarada rastlanıldı ama terk edilmiş bir vaziyette bu da demek oluyorki insanlar uzaya çıkmaya başlayınca cinler o gezegeni terk edip insanların göremeyecegi başka gezegenlere taşınmışlar.Cinler normalde ışınlanarak bir yerden başka bir yere giderler ama gezegenler arası mesafe çok uzak oldugundan hem zamandan tasarruf ve hemde vucut enerjisini harcamamak için bu araçları kullanırlar aynen bizim nasılki uzak bir yere gidecegimiz zaman araçları kullandıgımız gibi.
Ben inanıyorumki cinler başka gezegenlerde de binalar fabrikalar kurmuşlardır yoksa bu ufo dedigimiz araçları nerde yapacaklar biz nasılki uçak üretmek için fabrikaya ihtiyacımız var onlarında aynı şekilde ihtiyaçları vardır günümüzdede kalıntıları olan piramitleri görmekteyiz buda cinlerin yapmış oldugu bu dünyadaki eserlerden bazılarıdır,Bazı cinler tarafında kaçırılan insanlar onların ufo araçlarının içini görmüşlerdir ve anlattıklarına göre duvarların parlak gümüş rengi ve pencerelerin camdan oldugunu artı duvara gömülü dev ekranlar dijital sayaçlar bilgisayarlar oldugunu görmüşler.cinlerin şekli ve boyutu ise grimsi renkte saydam ve boyları ise bizden biraz uzun oldugunu görmüşler.Cinler insanlarla iletişimi telepati yoluyla saglıyor ve cinler uzaktaki diger cinlerle iletişimde ise el avuçlarının içinde ekrandan görüntülü görüşüyorlar.bizim cep telefonunda görüntülü görüştügümüz gibi.
Paranormal belgesellerde ben her gün dijitürkte IDX tv kanalını izliyorum gece 12 den sonra hayaletlerle ilgili yayınları var belgesellerde yaşanılan olayların gerçek oldugunu kabul ediyorum çünkü yaşadıkları olaylar cinlerin etkisi oldugunu apacık gösteriyor özellikle evlere ve insanlara dadanan hayaletler yaşanılan o olaylar gerçek cin saldırısı oldugu aşikar ve cinler gayri muslim insanları parmagının üstünde oynatıyolar müslüman oldugumuza şükredelim ama işin garip tarafı bu musallat olan hayaletlere cinler degilde ruhlar demeleridir kötü ruh veya iyi ruh ve artı bu hayaletlerin daha önce dünyada yaşamış insanın öldükten sonra ruhun bu dünyaya tekrar geldigi ama bir hayalet olarakmhatta kendi evinde yaşadıgına inanmalarıdır yani bir tür reankarnasyon örnegini vermekteler buda inaçsız ateist insanların fikridir ahiret inancını öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkar etme ve özelliklede insanları bu reankarnasyona inandırmak için bir nevi bilinçaltı etki için çaba gösteriyorlar.Biz, kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık, sonra da hepsi Rablerinin tapısında toplanır. (.Enam 38) Allah kurani kerimde bize herşeyi bildirmiş ve eksik bir şey bırakmamıştır kuranda uzaylılara dair bir ayet yoktur şimdi kalkıp hayır Allah kuranda uzaylıları bildirmemiş deseniz bu ayete muhalif olmuş olursunuz.
Kürşat beyle fikir ayrılıgımızdaki konu cinlerden başka farklı bir boyuttaki uzaylılar denilen varlıklar oldugunun fikridir digeri ise şeytan ve cinleri gök kapısından yukarıya geçememeleri ve geçenlerinde ateş taşlarıyla cezalandırılmasıdır önce uzaylıların cinler olmadıgı fikrni ele alalım.
UFO VE UZAYLILAR GERÇEGİ
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ
Vemâ ḣalaktu-l cinne vel-inse illâ liya’budûn
Ben, cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım
Zâriyât Suresi 56. Ayet
MONTAUK PROJESİNDEN KURTULAN ABD'Lİ METAFİZİK AJANIN İTİRAFLARI
KUR'AN' AYETLERİNDE UZAYLILAR, DÜNYA DIŞI YAŞAM, UFOLAR, REPTİLİANLAR
KÜRŞAD BERKKAN VE FARAH YURDAÖZÜ
2023 YILINDA CİNLER GÖRÜNECEK Mİ? CİNLERİN SIRRI KURSAD BERKKAN SALİH MEMİŞOĞLU
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ
Vemâ ḣalaktu-l cinne vel-inse illâ liya’budûn
Ben, cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım
Zâriyât Suresi 56. Ayet
MONTAUK PROJESİNDEN KURTULAN ABD'Lİ METAFİZİK AJANIN İTİRAFLARI
KUR'AN' AYETLERİNDE UZAYLILAR, DÜNYA DIŞI YAŞAM, UFOLAR, REPTİLİANLAR
KÜRŞAD BERKKAN VE FARAH YURDAÖZÜ
2023 YILINDA CİNLER GÖRÜNECEK Mİ? CİNLERİN SIRRI KURSAD BERKKAN SALİH MEMİŞOĞLU
https://gizliilimler.tr.gg 'DEN ALINTILARSayfa Tıklama Sayısı:
Kaydol:
Kayıtlar (
Atom)